Uludağ Tarihi
Antik ça?ın ilk tarihçilerinden Herodot yazdığı Herodot Tarihi isimli kitab?nda Uludağ, “Olympos” olarak geçmektedir. Olympos’ta Lydia kralı Kroisos’un o?lu Atys’in yaşadığı trajediyi anlatır. Herodot’tan 400 yıl sonra Amasya do?umlu coğrafyacı Strabon (?.Ö 64-?.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitab?nda Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos’u olarak geçer. Strabon; “Mysia” isminin aslının Lydia’l?larda gürgen a?acı anlamına gelmekte olduğunu belirtir. Roma İmparatorluğu’nda resmi din h?ristiyanlık olduktan sonra Uludağ’da 3. yüzyıldan sonra keşi?lerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ’da Nilüfer çayı ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhan Gazi Bursa’yı uzun bir ku?atmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşi?lerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Do?lu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervi?lerin inziva yerleri olmuştur.Bursa’nın fethinden sonra Türkler dağa “Keşi? Da??” ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa’ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ’ın Türklerin eline geçtikten sonra keşi?lerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldış?nı belirtir. “Olympos Mysios” veya “Keşi? dağı”, 1925 yılında Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyeti’nin girişimleri ve Osman ?evki Bey’in önerisi ile “Uludağ” adını almıştır.
Uludağ’ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanabilir. Karatepe’nin kuzeyindeki Aynal?göl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin beyaz kar y???nları buraların güzelli?ine güzellik katmaktadır.
Etrafındaki çöküntü sahalarının cevresinde yükselen Uludağ’da tabakalar arasında yer yer maden ve maden damar yataklarına rastlanmaktadır. Türkiye’nin önemli volfram yatakları buradadır. İklimi, yüksek dağ özelliğindedir. Yükseklere çıkıldıkça kar ya???? ve miktarı fazlala??r. Yüksekli?e başlı olarak da ?sı azalır. Da?ın doruk noktasındaki karlar yaz k?? erimez. Baz? yerlerde kar kalınl??? iki metrenin üzerine çıkmaktadır. Uludağ’dan kaynaklanan derin vadiler içindeki pekçok dere, Nilüfer Çayı ile Göksu’ya ulaşırlar.
Uludağ, bitkisel zenginlik bakımından ender yerlerden biridir. Mart ayında alt kademelerde başlayan uyanma, yaz boyunca zirvede devam etmektedir. Özellikle orman ku?a??nın üzerinde yer alan ve pek çok ki?i tarafından kıraç olarak bilinen dağda, çok zengin ve bu bölgeye özgü nadir bitki türleri yayıl?? göstermektedir.
- 350 m den itibaren: defne, zeytin, katran ard?c?, fındık, laden, funda, kızılçam, maki ve çal?lık alanlar,
- 350-700 m arası: kestane, akçakesme, erguvan, koca yemiş, dağ çileşi, zeytin, katırtırna??, Girit ladeni, maz? me?esi, gürgen, kızılc?k, al?ç, geyikdikeni, sırımbaş?, yabani defne, karaağaç, kayın, titrek kavak, karaçam,
- 700-1000 m arası: kestane, kayın, sapsız me?e, titrek kavak, karaçam, yabani kızılc?k, al?ç, geyikdikeni, mu?mula,
- 1000-1050 metreden itibaren: kayın ormanları 1500 metreye kadar ulaşır.
- 1500-2100 m arası: Uludağ göknar?, bodur ard?ç, yaban mersini, ayı üzümü, yabani gül, geyik dikeni, çoban üzümü, sö?üt, karaçam, kayın, gürgen, titrek kavak, sırımbaş?, yo?urtotu, kekik, bitotu, misk so?anı, hindiba, bahar yıld?z?, çok çiçekli gelincik, yabani elma.
Karaçam ormanları arasında sar?çam, 2100 m den sonra bodur ard?çlar, 2300 m kadar otsu türler ile temsil edilen Alpin bitkiler hakimdir. Da?ın etek bölümlerinde me?e, kestane, ç?nar, ceviz ağaçlarına, 300-400 m kadar olan kısımda Akdeniz bitkilerine daha yukarlarda nemli orman bitkilerine rastlanır.
Da?ın iklimi alt kademelerden zirveye do?ru kademeli deşi?imler göstermektedir. Alt kademelerdeki Akdeniz iklim tipi, zirveye do?ru nemli mikro termik iklim tipine dönü?ürken, kışları yüksek rakımlarda buzlu iklim görülür. Doğu Akdeniz iklim grubunun birinci familyasında yer almaktadır. Kar yağışlı günler yıllık 66,7 gün, kar ile örtülü günler yıllık 179,2 gündür.
