Uludağ Turistik Yer

Uludağ denince ilk akla gelen Milli parkı ve kayak merkezidir. Kayak mı yapmak istiyorsunuz Uludağ’dan başka seçiminiz yok. Çünkü öyle bir kayak merkezi Türkiyede başka bir yerde bulamazsınız.

Türkiye’nin 5′inci büyük kenti olan Bursa ilimizin en büyük yükseltisi 2543m ile Uludağ’dır. Doğal zenginlikleri, yeşil dokusu, şifalı suları, yaz ve kış turizminin yoğunlaştığı yerlerden birisidir. Bursa, benzerlerine az rastlanır bir kültür ve tarih mirasına sahiptir. Bursa sınırları içinde iki önemli göl bulunmaktadır. Bunlardan biri Marmara Bölgesinin en büyük gölü olan İznik Gölü ve bir diğeri de Ulubat gölüdür. Uludağ’ın güney yamaçlarından doğan ve yine Uludağ’dan kaynaklanan birçok küçük dere ile beslenen Nilüfer çayı Bursa Ovasını sular. Bursa,Uludağ’ın yamaçları boyunca kurulmuş ve gelişmiştir. Bursa’nın 36 km güneyinde yer alan Uludağ, ülkenin en göz kamaştırıcı kış sporları merkezidir. Yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik etkinliklerine de olanak sağlamaktadır. Kayak mevsimi normalde Aralık ile Nisan ayları arasıdır. Dağdaki pistlerin toplam uzunluğu 20 km’yi bulmaktadır. Normal kış koşullarında kar yüksekliği 3 metreyi bulur. Mevsim başında toz kar, sonunda ise ıslak kar özelliği gösterir. Kayak dışında snow board, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktiviteleride bulunmaktadır. Uludağ Milli parkına hem karayolu ile hem de teleferik ile ulaşım sağlanabilmektedir. Kayak Merkezi Bursa’ya 40, havaalanına 60 dakikadır. Bursa kent merkezinden (Tophane-eski garajlar) minibüs bulunabilir. Teleferik, Bursa ilinde teleferik Kadıyayla ve Sarıalan arasında karşılıklı olarak çalışmaktadır. Sarıalan’a 20 dakikada çıkar. Yalnız, kayak takımlarını teleferikle taşımak yasaktır. Ayrıca,Uludağ’da pekçok konaklama tesisi de bulunmaktadır

Uludağ kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Köprülü Kanyon Milli Parkı

Güzel ilimiz Antalya’ya ait göz kamaştırıcı manzaraları ile dikkat çeken Köprülü Kanyon Milli Parkı siz doğa severlere kucak açmaktadır.Gezmek görmek isterseniz buyrun buraya derim.

Köprülü Kanyon Milli Parkı, Side’den 65 km. uzaklıkta, Toros Dağlarının eteklerindedir. Park içinde, vadi ve kanyonların arasından akan 120 km uzunluğundaki Köprü Irmağı geçmektedir. Milli parkın alanı 37 bin hektardır. Doğuda yer alan Dipoyraz Dağı 2.980 m. olup, yamaçları ormanlarla kaplıdır.

Antalya kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Adrasan Turistik Yer

Tatil yeri denince aklımıza ilk gelen Adrasan tatil yeri oluyor. Sessiz, sakin, gürültüden uzak, piknik alanı, yemyeşil göz kamaştırıcı doğa harikası kısaca herşey diyebiliriz. Gelin sizde bu yıl tatilinizi Adrasan tatil yerinde yapın.

Adrasan kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çiftehan Kaplıcaları Niğde Ulukışla

Kaplıcalar denince akla gelen kaplıcalardan biriside benim memleketime ait olan Niğde Ulukışla Çiftehan kaplıcalarıdır. Tertemiz odaları, salonları, havuzları, sıcak suları v.s gibi birçok yerleri vardır. İnsanlarımıza yakışır bir şekilde kaplıcalar hizmet vermektedir.

NİĞDENİN ULUKIŞLA İLÇESİNE BAĞLI ÇİFTEHAN KASABASI KAPLICALARIYLA MEŞHUR VE ÜNLÜDÜR ÇİFTEHAN KASABASI ULUKIŞLA NİĞDE ÇİFTEHAN TERMAL KAPLICALARI Termal Turizm alanında faaliyet gösteren şirketimiz; Niğde İli, Ulukışla İlçesi,Çiftehan Kasabası, Kaplıcalar Mevkinde beş yıldızlı lüks termal tesisi kurmak için faaliyetine başlamıştır.
Çiftehan kaplıca sularının, hem yapılan analiz sonuçlarında belirtildiği gibi, hem de uzun yıllardır kaplıcaya gelen misafirlerin anlatımlarından yola çıkarak, faydalarını, kaliteli ve lüks bir ortamda insanlarımıza sunmak ana prensibimizdir.
Kurucu ortaklarımızın uzun zamandır yaptıkları işler ve bulundukları faaliyet alanları itibariyle, her biri bölgelerinde güven telkin etmiş, tanınan, itibar gören, önemli projeleri bünyelerinde barındıran ve pek çok sayıda insanımıza istihdam sağlamış saygın iş adamlarından oluşmaktadır.
ÇİFTEHAN TERMAL, binlerce yıldır insanlara şifa veren kaplıca sularını, hijyenik bir ortamda, beş yıldızlı konforla, sağlık, turizm, tatil ve yatırımı bir araya getiren konsepti ile Ülkemizde ve özellikle bölgede dikkatleri üzerinde toplamıştır.
Toplu Taşıma:Çiftehan, Niğde İli Ulukışla İlçesine bağlı, E-90 Devlet karayolu üzerinde yerleşik, tarihi, şirin ve termal bir beldemizdir. Niğde’ye 75 km, Ulukışla’ya 27 km, Adana Pozantı’ya ise 14 km mesafededir. Adana, Mersin, Gaziantep, Hatay ve bölgenin otobüsleri Pozantı’dan geçmektedir. Pozantı Çiftehan arasında minibüsler sürekli çalışmaktadır.Genel Bilgiler:Çiftehan, Ankara’yı Güney illerimize bağlayan E90 karayolu üzerindedir. Ayrıca Çiftehan’da tren istasyonunda bulunmaktadır, dolayısıyla Türkiye’nin her tarafından Çiftehan’a ulaşım oldukça kolaydır. Ürünler,bay- bayan mescitleri
Bay- bayan kapalı havuzlar
Çocuk havuzları
Bay- bayan jakuziler
Bay-bayan hamamlar
Bay-bayan buhar odaları
Bay-bayan sauna
Bay-bayan şok duşları
Bay-bayan dinlenme odaları
Bay-bayan kür odaları
Bay-bayan masaj odaları
Bay-bayan bitki banyoları
Bay-bayan fitness center
SPA merkezi
Fizik tedavi merkezi
Açık yüzme havuzu
Aqua park
Güzellik merkezi
Restaurant
Kafeteryalar İnternet cafe
Çocuk oyun salonu
Büyük oyun salonu
Market Alışveriş merkezi
Vitamin barlar
Toplantı salonu
Sinema salonu
Masa tenisi
Dev ekranda maç keyfi
Büfeler

Niğde kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ankara Hacı Bayram Veli Cami

Adındanda bahsedildiği gibi ünlü düşünürlerden Hacı Bayram Veli’ye aittir. Yattığı yerde buradadır. O yüzden onun adına yapılmıştır. Ünlü düşünür Tanrı’ya inanan kişilerdendir.

Hacı Bayram veli Câmii, Ankara’nın Ulus semtinde bulunur Augustus (Ogüst) Tapınağı’nın bitişiğindedir. İlk yapılış tarihi hicri 831 yılı (1427/1428) olan caminin ilk mimarı hakkında kaynaklarda bilgi bulunmamaktadır. Günümüzdeki mimari yapısı 17. ve 18. yüzyıl camilerinin karakterlerini taşımaktadır. Uzunlamasına dikdörtgen bir plana sahip yapı, taş kaideli, tuğla duvarlı ve kiremit çatılıdır. Camii ahşap ve ahşap üzerine kalemişi süslemeleri, çini süslemeleri bakımından da oldukça zengin bir yapıdır. Cami içindeki ahşaplar üzerinde Nakkaş Mustafa’ya ait boyama nakışlar vardır. Caminin Güneydoğu duvarında iki şerefeli bir minare bulunmaktadır. Bu minare kare planlı taş kaideli, silindirik tuğla gövdelidir. Caminin mihrap duvarına bitişik olan Hacı Bayram Türbesi 1429 yılında yapılmıştır. Türbe kare planlı, sekizgen tamburlu ve üzeri kurşun kubbe ile örtülüdür. Yine caminin bahçesinde 18. yüzyıla ait Osman Fazıl Paşa Türbesi bulunmaktadır. Cami 1714 yılında Hacı Bayram Veli’nin torunlarından Mehmet Baba tarafından tamir edilmiştir. 1940 yılında da Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.
Hacı Bayram Veli (1352-1429)
Türk, mutasavvıf. Bayramilik Tarikatını kurmuş, Tanrı’nın insan gönlünde görünüş alanına çıktığı inancını savunmuştur.
Gerçek adı Numan olan Hacı Bayram Veli, Ankara yakınlarında Solfasol köyünde doğdu, Ankara da, bugün Hacı Bayram Camii’nin bulunduğu yerde öldü. Babası, tarımla geçinen Koyunluca Ahmed’dir. Numan, bir süre babasının tarlasında çalıştı.;okumaya olan eğilimini sezen babası, onu Ankara’da Karamedrese’ye verdi. Numan orayı bitirince, bilgisini arttırmak amacıyla, Bursa’ya gitti, orada da bir süne öğrenim gördükten sonra Ankara’ya döndü. Önceleri Halveti ve Nakşıbendi tarikatlarından esinlendi, kısa süre içinde konuşmalarının etkisi, bilgisinin genişliğiyle ün sağladı. Ününü duyan Şeyh Hamidüddin, onu Kayseri’ye çağırdı. Numan Kayseri’ye gidip bir süre Şeyh’in yanında kaldı. Kurban Bayramı’nda geçen bu olay nedeniyle Şeyh ona “Bayram” adını verdi. Bir süre sonra Şeyh ile hacca gidince Hacı Bayram, Kayseri’de Şeyh Hamidüddin’den tarikat geleneğine göre “ışık” denen gerekli bilgiyi aldıktan sonra kendini tasavvufa verdi, sonradan Bayramilik adıyla bilinen tarikatın ilk öğelerini oluşturdu. Çevresinde toplananların çoğalması, tasavvuflal ilgili düşüncelerinin şeriatla bağdaşmaması üzerine, kendisine kuşkulu, sakıncalı bir kimse diye bakıldı. Durumu öğrenen Sultan II. Murad, onu Edirne’ye getirtti., bilgisinin derinliği, yüreğinin arınmışlığı karşısında duygulanınca söylenenlere inanmadı, onu Ankara’da Karamedrese’ye, sonra Bursa Medresesi’ne Müderris olarak atandı. Hacı Bayram Şeyh Hamidüddin’in ölümünden sonra, müderrisliği bıraktı, yaşamını tekkesinde, çevresinde toplananları yetirtirmekle geçirdi. Düşüncelerini içeren Öztürkçe şiirler yazdı.
Hacı Bayram Veli’nin tasavvufla ilgili görüşleri, kendinden sonra gelenlerce belli bir inanç düzeni olarak benimsenen Bayramilik’te son biçimini almıştır. Varlık birliği anlayışına dayanan, insanla, Tanrı’yı birbirine yaklaştırma amacına güden Bayramilik’in uyulması gereken kesin ilkeleri “zikr” denen töreni oluşturur. Bayramilik’e göre bir anış, Tanrı’ya ulaşmak için kendini olgunlaştırma eğitimi olan bu tören açık ve gizli ya da sesli ve sessiz olmak üzere iki türlüdür. Törene katılacak dervişler, bir daire oluşturacak biçimde diz çökerek otururlar. Sonra şeyhin yönetimi altında Tanrı adları yüksek sesle anılır. Hangi adların anılacağını şeyh saptar. Bu törende dervişler gözlerini yumarlar. Bu da Tanrı’dan başka bir varlık görmemek kendini tanrıya vermek anlamına gelir.
Hacı Bayram Veli’nin geliştirdiği inanca göre temel varlık Tanrı’dır. Tanrı bütün evreni kaplamıştır, tektir, önsüz-sonsuzdur, yaratıcıdır. Kendini tasavvufa veren bir kimsenin uyması, bağlanması gereken üç ilke vardır:
A) Bütün işlerin, eylemlerin kaynağı Tanrı’dır, İnsan bir araç durumundadır. İnsan istenci tanrısal istencin bir bölümü niteliğindedir.
B) Tanrı bütün varlıklarda görünür, gerçekte varolmak Tanrı’nın görünmesidir;
C) Bütün nitelikler (sıfatlar) birer tanrısal görünüştür. Hacı Bayram Veli, bu üç ilkeyi tevhid-i ef’al (eylemlerin birliği) tevhid-i sıfat (nitelikler birliği), öz birliği kavramlarıyla açıklar. Tasavvufta varlık birliği olarak nitelenen bu inanca göre düşünen Tanrı’dır; yaratan ve eylemde bulunan Tanrı’dır.
Hacı Bayram Veli,kişinin içine kapanarak bütün geçici varlıklardan yüz çevirerek derin düşünceye dalmasıyla Tanrıyı bir ışık olarak gönlünde görebileceği kanısındadır. Ona göre insan gönlünde, karşılıklı,iki yay vardır. Bu yaylardan biri gönülden dışarı taşmayı, evrene açılmayı, evrende görünen tanrısal varlığı kavramayı sağlar. Gerçekte gönül bütün biçimler içinde en olgunu olan bu dairedir. Kişinin gönlünde tanrısal varlığı görebilmesi için cezbe, muhabbet, sırr-ı ilahi denen üç ilke daha vardır. Bunlardan birincisi bütün varlıklardan yüz çevirip Tanrıya yönelme, aşırı bin kıvanca kapılma anlamına gelir. İkincisi Tanrı’dan başka bir varlığı sevmeme, Tanrı’nın ancak sevgiyle bilinebileceğine inanmaktır. Üçüncüsü de tanrısal gizeme varmadır. Bu ilkeleri uyguladıktan sonra son aşama Tanrı’ya varma gelir. Bunun da üç kuralı vardır.
a) Bütün eylemleri yok sayarak yalnız tanrıyı düşünmek, bütün eylemlerde tanrıdan başka bir varlık olmadığına inanmak.
b) Bütün niteliklerin Tanrıdan geldiğini kavramak, Tanrı dışında bir niteliğin bulunamayacağı kanısına ulaşmak.
c) Tanrı özünden başka bir öz bulunmadığı sonucuna vararak kendi varlığının yokluk olduğunu bilmek.
Hacı Bayram Veliye göre tek gerçek olan Tanrı’ya ulaşmak, onu gönülde bir ışık olarak görmekle sağlanabilir. Bu da olgunluğun en üst aşamasına çıkmış kişi için söz konusudur. Bunlar bilginin öğeleri durumundadır. Varlık birliği denen bütünü oluşturur.
Bayramilik’teki bütün düşünce ve inanç öğeleri yeni değildir. Tanrı’nın bir ışık olarak görünüş alanına çıkışı, bütün varlık türlerinin Tanrı’sal bir yansıma sayılışı akımdan kaynaklanır. Dairenin en olgun biçim diye anlaşılması da Pythagoras ile Aristoteles öğretilerinden beslenen bir görüştür. Aristoteles açık örneğidir. Sağ, sol, ön, arka ,üst, alt gibi altı yönü bir felsefe sorunu durumuna getiren Aristoteles’tir. Hacı Bayram Veli, felsefeden kaynaklanan bu inanç öğelerini doğrudan doğruya inceleyerek değil tasavvuf geleneğiyle öğrenmiştir. Onun kurduğu Bayramilik’ten Şemsiye ve Melâmiye adlı iki tarikat doğmuş, bu ikisinden de türlü kollar türetmiş, düşüncelerinin etkisi Anadolu’da büyük olmuştur.

Ankara kategorisine gönderildi | , ile etiketlendi | Yorum bırakın