Manisa Alaşehir

tatilyerlerimiz.com

Manisa Alaşehir Bahadır köyünde: dünyada bir eşi daha olmayan ve “Ebe Karaçam” olarak isimlendirilen bir ağaç yetişiyor. Bu ağaç: dipten dallanan ve küre biçiminde yükselen yapısı nedeniyle ilginç. Park ve bahçelerde, dekoratif ağaç olarak kullanılıyor. Ancak: sayılacak kadar az miktarda var ve bu yüzden Orman Bakanlığı tarafından koruma altına alınmıştır.

Tarihi:

Alaşehir İlçesi, İç Ege Bölgesinde, Batı Anadolu’daki doğu-batı yönlü ovalardan biri olan Gediz ovasının doğu kesiminde bulunmaktadır. Yüzölçümü 977 km2.dir.

Alaşehir ilçe merkezi 28 derece 31 dakika 38 saniye doğu boylamı, 38 derece 21 dakika 41 saniye kuzey enlemi üzerinde bulunmaktadır İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 189 metredir.

İlçe, Alaşehir çayının da içinden aktığı bir grabenden ve bunu güneyden ve kuzeyden sınırlayan oldukça yüksek plato ve dağlardan ibarettir. İlçenin coğrafi alanı içerisinde dört önemli jeomorfolojik ünite bulunmaktadır. Bu jeomorfolojik üniteler güneydeki Bozdağlar kütlesi, kuzeyindeki Uysal dağları kütlesi ve bu iki dağ kütlesi arasındaki Alaşehir ovası ve güneydoğusundaki engebeli Uluderbent çayı vadisidir.

Bozdağların ortalama yükseltisi 1000-1100 m kadar olan plato yüzeyleri üzerinde bazı yerlerde yükseltisi 2000 m’yi aşan doğudan batıya doğru Dindarlı dağları (1040 m), Çaldağı (1430 m), Karaöküz dağı (1396 m), Hacıalikarlığı (1839 m), Gözlüğbaba dağı (1879 m), Çulha dağı (1555 m), Karadağ(1400m) ve Kartal tepe (2070 m) gibi yüksek doruklar bulunmaktadır. Genel olarak 1000 m yükseklikte bulunan kuzeydeki dağlık kütleyi ise, doğudan batıya doğru sırasıyla Uysal dağları (1311 m), Umurbaba dağı (1555 m), Karadağ (1108 m) ve Kaysan tepe (1135 m) oluşturmaktadır.

Gediz nehrinin bir kolu olan Alaşehir çayının içinden aktığı Alaşehir ovası,doğuda Kocaçay’ın dar bir yarma vadiden çıkıp ovaya dahil olduğukesimden başlamakta, Alaşehir çayının Gediz nehrine kavuştuğu Salihli ovasına kadar devam etmektedir. 8 ila 15 km. genişliğindeki ova verimli topraklara sahiptir. Alaşehir çayının kuzeyden güneye doğru akan önemli bir deresi olmamasına karşın güneyde Alaşehir Derbendi. Buldan Derbendi, Sarıkızçayı, Zeytin çayı, Avra çayı, Şahyar deresi, Alkan çayı, Kurudere, Değirmendere ve Göbekli deresi gibi güneyden kuzeye doğru akan dereleri vardır.

Gediz grabeninin doğu bölümünü oluşturan Alaşehir çayı vadisi, Batı Anadolu Fay kuşağı içerisinde deprem riskinin yüksek olduğu bir sahadır. 28 Mart 1969 tarihinde ,Kandilli Rasathanesi kayıtlarına göre 6.5 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş; bu depremde 49 kişi ölmüş, 4651 konut ta yıkılmış veya çok ağır hasar görmüştür.

Bitki Örtüsü:

Alaşehir İlçesi, İç Ege Alaşehir’in bulunduğu yer, Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş yeridir. Genel olarak ılıman bir iklimin geçtiği Alaşehir’de yaz ayları oldukça sıcak ve kurak geçer. Yazın bölgede sıcaklığın 40 dereceye kadar çıktığı görülür. Kışın yıllık yağış ortalaması 500 mm3 olup,yağışların büyük bir kısmı kış aylarında düşer.Alaşehir’de 21.785 hektar orman alanı bulunmaktadır.Ağaç türleri karaçam, kızılçam ve meşe’dir.
Bunun 12.664 hektarı verimli koru ormanı, 9.127 hektarı bozuk ormanlıktır. Diğer arazi çayır-mera, bağ-bahçe,tarla bitkileri ve kullanılmayan alanlardan barettir.Bitki Örtüsü İklime uyum gösterir. Ovanın verimli topraklara sahip olması nedeniyle yetiştirilen başlıca ürünler; Çekirdeksiz üzüm, pamuk, tütün,tahıllar ve sebze meyvedir.
Türkiyenin en verimli ovasıdır ki bu bölgede her türlü ürün yetişir. Bahadır köyünde yetişen ve dünyada bir eşi daha olmayan “Ebe Karaçam” olarak anılan (Pinus Nigra Var Şeneriana) ağaç dipten dallanan küre biçiminde 11 Metreye kadar uzanabilen, park ve bahçelerde kullanılan dekoratif bir ağaçtır. Sayılacak kadar az olan bu ağaç türü Orman Bakanlığı tarafından koruma altındadır.

Alaşehir M.Ö. 150-138 yılları arasında Bergama Kralının kardeşi II. Attalos Philadelphos tarafından kurulmuştur.Buna izafeten yerleşim biriminin ilk adı “Kardeşseverlik” anlamındaki PHILADELPHIA’dır. Bergama krallığı dönemindeki önemini Romalılar döneminde de koruyan Philedelphia,Romalıların Anadolu’daki en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Romalılar döneminde daha da gelişen Philedelphia M.S. 40 yıllarında Hıristiyanlığı kabul etmiştir.Bu tarihten itibaren dini açıdan da önem kazanmaya başlamıştır. Hıristiyanlığın teşkilatlanıp, yayılma çalışmalarının sürdürüldüğü ilk yedi kentten biri olarak ün yapmıştır. Philedelphia adı, günümüzde özellikle bu bakımdan hatırlanır.Philedelphia , Bizans’ın da önemli bir askeri üssü olmuş ve bu yüzden bir çok saldırıya maruz kalmıştır. Fakat şehri çevreleyen sağlam surlar savunmada önemli bir etken olmuştur. Bu dönemlere ait birçok tarihi eserler bulunmakta; ancak bölgenin birinci derecede deprem kuşağında olması nedeniyle birçok eser zaman içinde yıkılmış ve toprak altında kalmıştır.

Tarih boyunca Bizanslılar ile Türkler arasında el değiştirme ile sonuçlanan savaşlar sonucunda Alaşehir 1389 yılında Yıldırım Bayezıd tarafından kesin olarak Türk topraklarına katılmıştır. O tarihte Yıldırım Bayezıd Han yüksek bir tepeden şehre bakarak ne “ALA ŞEHİR” diyerek İlçenin Türkçe isim babalığını yapmıştır.

Bir söylentiye göre ise şehrin etrafını çevreleyen surlarda kullanılan taşların siyah ve beyaz renkte olması, dolayısıyla surların ala bir görünüme bürünmesi üzerine şehre bu ad verilmiştir.

Şehrin Türklerin eline geçmesinden önce de Türkçe adla tanınmakta olduğuna dair kaynaklar da vardır. Tarihçi İbn-i Bibi ‘nin Philedelphia adını kullanmadan Ala-şahr adını vermesi, bu güzel beldenin 13.yüzyılın başından beri bu isimle nıldığını gösterir.Belki de 1071′ den sonra Anadolu içlerine giren Türk akıncıları bu güzel beldeye Türkçe isim vermişlerdir. Cumhuriyetin İlanına kadar Aydın İli Manisa Sancağına bağlı olan Alaşehir Manisa’nın İl olması ile buraya bağlanmıştır.24 Haziran 1920 tarihinde Yunanlılar’ın işgaline uğramış, 5 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarılmıştır. Milli Mücadelede işgalci Yunanlılara karşı baş kaldıran ve bu amaçla Milis Teşkilatları kurarak direnen ilk şehirlerimizden biri de Alaşehir’dir

Genel Durum:

Alaşehir Ege bölgesinde Bozdağların kuzeye bakan yönünde üç tepeler üstüne kurulmuştur. Manisa İli’ne bağlı yüz ölçümü 977 km2 olan bir ilçedir. Batısında Salihli Doğusunda Sarıgöl ve Eşme İlçeleri Güneyden Nazilli ve kuyucak, kuzeyden ise Kula ilçeleri ile çevrilidir. Deniz Seviyesinden yüksekliği 189 m. olan Alaşehir’in Manisa iline uzaklığı 110 km.dir. Ege denizine uzaklığı kara yoluyla 145 km dir.
Türkiye’nin ve Bölgenin önemli akarsularından birisi olan Gediz Nehri’nin bir kolu olan, Alaşehir Çayı ilçenin güneydoğusunda bulunan 1430 m. Yüksekliğinde ki Çal Dağından doğar. Kar ve yağmur suları ile beslenir.Düzensizdir.Bu vadi 3. Zaman sonlarıyla 4. zaman başlarında olmuş büyük graben sahasıdır. Alaşehir ovası tektonik hareketler sonucunda oluştuğundan sık sık yer sarsıntılarına uğramaktadır.

Gezilecek Yerler:

Surlar:

İlçenin dört bir yanını saran surlar: günümüzde özelliklerini hemen hemen kaybetmiş durumdadırlar. Bu surların kalınlığı: 2.5 metre ve yükseklikleri 8 metredir. Uzunlukları ise: 8 km. civarındadır.

Surların yapımında: siyah taş parçaları ve horasan harcı kullanılmıştır. Surların 4 kapısı bulunmaktadır. Bunlar: Kiremişti, Kirmastı, Elhizar ve Dombay kapı.

Sarıkız Heykeli:

Bulvar caddesinin sonunda, omzundaki küpten su akan, Sarıkız heykeli bulunuyor. Sarıkız efsanesi, aslında Edremit körfezinde yaygın olmasına rağmen, burada da Sarıkız kültürü var. Bu kültür: Sarıkız isminin bir çok etkinliğe verilmesini sağlamış.

Yıldırım Beyazıt Camisi:

1400 yıllarında, Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Ancak, günümüzde orijinal özelliğinden eser kalmamıştır. Çünkü, Alaşehir’in Yunanlılar tarafından işgalinde, cami yıkılmış ve daha sonra eski şekliyle onarılmıştır. Kuzeybatıda bulunan minaresinin kaidesi özelliğini korumaktadır.

Toptepe:

Alaşehir’in üzerinde kurulu olduğu, antik Philadelphia kentinin Akropolü durumundadır. Düzlükte: tapınak kalıntıları, kuzey eteklerinde ise erken Roma dönemi tiyatro kalıntıları, Bizans döneminde yapılmış olan surlar, doğu kapısı ve MS. 6.yüzyıla ait St.Jean Kilisesi en önemli eserlerdir. Tiyatrodaki kazı çalışmalarında, skenenin (sahne binasının) büyük bir bölümü ile, caveanın (oturma sıraları) çok az bir bölümü, gün ışığına çıkarılmıştır. 2.yüzyılda yapıldığı düşünülen tapınaktan ise, yanlızca, temel ve bazı mermer bloklar, günümüze kadar ulaşmıştır. Kazılarda ortaya çıkarılan bir başka yapı ise: Bizans surlarına ait olan ve “Doğu Kapısı” olarak adlandırılan bir giriş kapısıdır. Birisi yarım daire, diğeri dikdörtgen planlı iki kule ile korunmuş olan kapı, Türk akınları sırasında örülerek kapatılmış ve bu tarihten sonra da kullanılmamıştır.

Filadelfiya Kilisesi. ST.John Kilisesi (Aziz Yuhanna Kilisesi);

İncil’de adı geçen ve kendilerine mesajlar yollanan 7 kilise: Hıristiyanlığın ilk kiliseleri olarak kabul edilir. Söz konusu 7 kilise, Anadolu toprakları üzerinde kurulmuştur. Hz. İsa: havari Yuhanna’ya görünür ve 7 kiliseye ulaştırılmak üzere, kendisine mesajlar verir. İncil’de ismi geçen bu 7 kilise: Efes, İzmir, Bergama, Akhisar, Sardes, Alaşehir ve Goncalı’da bulunmaktadır.

Himaye-i Eftal Mahallesinde, bir evin arkasında bulunan duvar kalıntısından oluşan bu kilise: Roma döneminde: MS.40 yıllarında, Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile birlikte, Pavlus’un müritlerini topladığı bir yer olmuştur. Yani, Hıristiyanlığın ilk yıllarında, burada zengin bir Yahudi topluluğunun yaşadığı sanılıyor. Kilisenin isminin anlamı ise “Kardeşçe Sevgi” ve “Açık kapı” anlamına gelmektedir.

Burada yapılan kiliseden, günümüze yanlızca, moloz taş ve tuğladan örülmüş duvar ve temel kalıntıları ile kilise yapısındaki ayaklardan, üç tanesi sağlam durumda gelmiştir. Bu payelerin 5 metre yüksekliğinde bulunan freskleri zamanla korunmadığından, bugün zorlukla görülebilmektedir.

Payelerin yüksekliği, kalınlığı ve kemerlere bağlanışı: yapıldığı dönemlerdeki görkeminin ifadesidir. Yapıldığı dönemde, 1600 m.karelik alanda, toplam 6 payesinin bulunduğu sanılmaktadır. Bu altı paye, yaklaşık 11 metre olan, iki büyük kubbeyi taşıyordu. Korunmuş payelerin yüksekliği 4 metreyi bulmaktadır. Defalarca tadilata uğramış yapının kuzeydoğu ve güneydoğu payeleri, yaklaşık 40 m.karelik; kuzeybatı payesi ise 30 m.karelik bir alan oluşturmaktadır. Payelerin alt tarafı: Spolien karekterli, büyük taş bloklarla kaplanmış, içleri ise harç ve moloz taşlarla doldurulmuştur. Payelerin üzerinde: tonoz kemer ve pandantif olarak yapılmış tuğla blok oturmaktadır. Her iki bölüm, dışarıya doğru çıkıntılı mermer silme ile ayrılmıştır. Kuzeydoğu payede görülen, Hıristiyanlık çağına ait freskler ise, muhtemelen 11.yüzyıldan sonra yapılmış olmalıdır. Bu tarihi anıtın, daha iyi ve daha doğru bir şekilde tanıtımını sağlamak ve bilim dünyasına, doğru ölçülerle sunmak üzere, kilise alanında, 1989 yılından bu yana, kazı çalışmaları yapılmaktadır. Yapılan çalışmalarda, toprak seviyesinden itibaren, üst kısmı yıkılmış olan güney batı payesinin, toprak seviyesi altında kalan bölümünde, bazı fresk kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca: payenin güneyinde, diğer paye ile irtibatlı olan 1 metre uzunluğunda, 2 metre genişliğinde bir destek duvarının bulunduğu görülmüştür. Ayrıca: kilisenin, kısmen yıkılmadan kalmış kuzey doğu payesinin, kuzey tarafında yapılan kazı çalışmalarında; karışık bir yapılanma ortaya çıkarılmıştır. Mevcut yapı karmaşası, pek anlaşılmamakla birlikte, burada bir vaftizhane bulunduğu muhtemeldir. Mevcut payeler, Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir.

Günümüzde, burası koruma altına alınmış ve park olarak düzenlenmiştir.

Kurşunlu Han:

Önceleri kervansaray olarak yapılmıştır. 1548-1553 yılları arasında, Semiz Ali Paşa veya Gedik Ali Paşa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. 3 katlı olarak inşa edilmiştir. Günümüzde, yanlızca zemin katın dehlizleri kalmıştır. Bugün, işyeri olarak kullanılmaktadır.

Halk Kütüphanesi:

1500’lü yıllardan kalma halk kütüphanesi binası, işgal döneminde, Yunanlılar tarafından yakılmıştır. Yapı: 1954 yılında elden geçirilmiştir.

Sarıkız Ilıcası:

İlçe merkezinin güneydoğusunda, Sarıkız Maden Suyu yakınlarındadır. Suyun sıcaklığı 26 derecedir. Romatizma, cilt hastalıkları ve zihin ve beden yorgunluklarına iyi geldiği söylenmektedir. Kaplıca bölgesinde, günübirlik kullanıma yönelik 4 havuz ve bir gazino bulunmaktadır. Başkaca, konaklama tesisi bulunmuyor.

 

Ne Yenir?

Alaşehir, birbirinden güzel yemeklerin yapıldığı bir yer. Özellikle: burada yapılan ekmek: mutlaka tatmanızı öneriyorum. Ayrıca: kuru üzümü ve yaprak sarmasını denemelisiniz. Yaprak sarmasını: özellikle Alaşehir yaprağı ile denemelisiniz. Çünkü: bu yapraklar, bağlardan büyük bir özenle toplanıyor. Yinede: kesikli pide yemenizi önerebilirim. Bunu yemek için, otogar yani şehirlerarası otobüs durağının hemen karşısındaki pideciyi deneyebilirsiniz. Yemeden geçmeyin.

Son olarak: Alaşehir kapaması yemeğini önereceğim. Muhteşem bir lezzet. Ha, tüm bunları veya bir kısmını yediniz, ya sonra: evet, üzerine bir maden suyu içmeyi unutmamak gerek.

Alaşehir Ekmeği:
Alaşehir’de ekmek: tepside pişirilir. 60 cm. genişliğinde yapılan ev ekmeği: meşe odunu ile fırında pişirilir. Makarnalık sarı buğday unundan yapılan ekmeğe: katkı maddesi olarak: yanlızca: tuz ve C vitamini katılıyor. Son yıllarda: soya fasulyesi de ilave edilmeye başlanmış.

 

 

 

 

Ne Satın Alınır?

Kurutulmuş çekirdeksiz üzümler: renk renk, çeşit çeşit paketler halinde satışa sunuluyor. Gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için hediyelik olarak satın alabilirsiniz.

 

Ulaşım:

Uşak-İzmir karayolundan, yanlızca 21 km. güneyde kalıyor. Daha güneye inildiğinde ise, Denizli-Aydın-İzmir karayolu bulunuyor. Ama, Alaşehir, her iki karayolunun da dışında bulunuyor. Denizli bölgesinden çıkıp, Manisa ve daha kuzeye gitmek istediğinizde, Alaşehir’den geçmeniz gerekiyor.

Konaklama:

Pia Taşlıgere Deluxe Butik Otel

Adres Bilgileri
Badınca Köyü Taşlıkahve Mevkii
Alaşehir / Manisa

Pia Taşlıgere Deluxe Butik Otel
Dünyaca ünlü Sultaniye üzümlerinin anavatanı olan Alaşehir Ovası’nın tüm güzelliğini gözler önüne seren bir pencereye sahip olan Taşlıgere’nin kuruluşundaki ana nedeni, mutlak huzur ve sakinliktir.

12 evden oluşan otel bölümünde, konuklarının tüm isteklerini yerine getirebilmek maksadıyla bütün detaylar düşünülmüş ve herşey olabildiğince anlamlı kılınmıştır. Konuklarımızın isteyebileceği en ince ayrıntı bu odalarda tasarlanmış, malzeme ve görsellik anlamında hep “en”ler kullanılmıştır.

250 kişilik alakart bahçe restaurant, 150 kişilik otantik şömineli alakart kapalı restaurant, 50 kişilik bahçe bar, tüm detayları düşünülmüş yüzme havuzu, outdoor jakuzi vs…

İçerideki sakinlik, huzur ve güvenliğinizin en üst seviyede tutulduğu tesisimiz doğal kaynakların da birinci derecede önemle korunmasınının yanısıra, yeni dikilen sayıları binlere varan bitki ve ağaç türleriyle, profesyonel anlamda kurulmuş arıtma tesisiyle ne kadar çevre ve doğa tutkunu olduğunu göstermek istemiştir.

Ne kadar anlatılsa da düşlerinizin de ötesinde olan, yaşanması gereken Taşlıgere, siz konuklarını ağırlamaktan mutluluk duyacaktır.

Manisa Anemon Otel
Adres Bilgileri
Manisa

Manisa Anemon Otel
Avrupa’nın en iyi yatırım kenti unvanına sahip Manisa ilinin, hızlı şekilde gelişen organize sanayi bölgesinin hemen yanı başında konumlanan ve şehrin ilk ve tek 5 yıldızlı işletmesi olan otelimiz; İzmir şehir merkezine 35 km, İzmir Adnan Menderes Havalimanına ise yalnızca 45 km. mesafededir. Otel ile havaalanı arasında yapılan ücretsiz Shuttle Servisi ile otele ulaşımınızda ve konaklamalarınızda yaşayacağınız konfor garantisi daha en başında size verilmektedir.

İş dünyasının seçkin portföyünü şehir otelciliği profesyonelliği ile ağırlayan otelimiz modern çizgilerin bütün konforunu, geçmişin izleri ile bütünleştirerek sizlere sunmaktadır.

Çalışma ortamına uygun, farklı oda tipleri bulunan otelimizde; misafirlerimizin güne keyifle başlayacağı özel kahvaltı salonu, dünya mutfaklarınının leziz yemeklerini tadabileceği alacarte restaurant, Lobby Lounge ve Tulip Bar, kongre, toplantı ve toplu yemek olanakları için özel dizayn edilmiş konferans ve davet salonları, yarı olimpik açık havuz, kapalı havuz, sauna, full ekipmanla donatılmış kondüsyon salonu ve şok duş ünitelerinin bulunduğu Gym Center bulunmaktadır. Ayrıca profesyonel spor kulüplerinin konaklamalarına en iyi şekilde cevap veren özel çim alan bahçesi de bulunmaktadır.

Anemon Oteller grubunun ev sahibi oteli; Anemon Manisa Otel, siz değerli misafirlerimizi geleneksel türk misafirperverliğini yaşamaya ve Anemon oteller zinciri ile özdeşleşmiş güleryüzlü ve kaliteli hizmetin tadını çıkarmaya davet etmektedir.

Lidya Sardes Otel Termal&SPA
Adres Bilgileri
Kurşunlu Kaplıcaları Yolu
Salihli / Manisa

Lidya Sardes Otel Termal&SPA
Lidya Otelcilik A.Ş. ‘ ye ait HOTEL LİDYA SARDES Thermal & SPA Nisan 2008 tarihinde açılmıştır. Salihli şehir merkezine 2 km, `İzmir’e 80 km, Hava Limanına 107 km uzaklıkta bulunmaktadır.

HOTEL LİDYA SARDES Thermal & SPA; Antik Sardes kentine ve Kurşunlu Kaplıcaları’na açılan konumuyla huzurlu ortamı, çam ormanlarıyla çevrili doğal güzellikleri, muhteşem antik Lidya tarihi, zengin termal kaynakları ve misafirlerine evlerindeki konforu yaşatan konsepti ile kişiye özel termal dinlenme merkezidir.

Özel tasarlanmış mimarisi ile antik Lidya dokusunu hissedebilir; Faustina SPA Merkezinin sakin, dinlendirici, egzotik ortamında bedeninizi ve zihninizi size özel terapilerimizle canlandırabilirsiniz.

Vücudunuzdaki enerji akışını Bali’li masözlerimizin geleneksel Uzakdoğu teknikleri ile harekete geçirebilir, kükürtlü kaplıcalarımızın şifalı suyu desteğinde beden ve ruh sağlığınızı zinde tutabilirsiniz.

Görüntüler:

Bu yazı Manisa kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>