İzmir Bergama

tatilyerlerimiz.com

Ege’nin incisi olan İzmir’in, ilçelerinden biri olan Bergama yabancı turistlerin rağbet gördüğü tatil yerlerinden biri. Özelliklede Pergamon müzesinin güzellikleri buraya ayrı bir önem katıyor.

Tarihi:

Anadolu tarih boyunca Hitit, Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uyggarlığa ev sahipliği yapmıştır। Bergama, İzmir’in kuzeyinde, adı efsanelerden gelen ve bir çok uygarlıklara sahne olmuş bir ilçesidir. Büyük İskender’den sonra Grek ve Anadolu kültür kaynaşmasının doğal sonucu olarak Ege ve Akdeniz kıyılarında parlayan Helenizm uygarlıkları arasında Bergama, en başta gelenidir. Bergama’nın ilk adı Pergamon’dur. Arkeolojik araştırmalara göre Anadolu dillerinde bulunan asıl kök Perg ve Berg’dir. Amo takısı almaktadır. Buna göre Berg eski bir Anadolu kent sözü kökenidir. Kentin prensi Pergamos adına kurulduğu sanılmaktadır. İlçemizin kuruluşu arkeolojik araştırmalara göre M.Ö.2000 yıllarına kadar gitmektedir. Kent çeşitli kavimlerin etkisi ve egemenliğinde kaldıktan sonra M.Ö.283 yılında kendi krallığını kurmuş, Trakya’dan Kızılırmak’a kadar uzanan bir alanda 150 yıl kadar hüküm sürmüştür
Bu dönemde kent, tarihi ve kültürel bakımdan altın çağını yaşamıştır. Kent tarihi, konum ve idarecilerin başarısı nedeniyle o dönemde bölgenin ticaret merkezi durumuna gelmiştir. Güvenirliği bütün dünyaya ün salmıştır. Büyük İskender’in hazinesi Lycimashos tarafından Bergama kalesinde saklanmıştır. Bu yüzden Bergama deyince para, servet ve altın akla gelir olmuştur. Bergama’da ilk ticari değişim aracı olan para basımı M.Ö.5′inci y.y.da yapılmıştır. Bu bakımdan kent sürekli çeşitli krallıkların ve kavimlerin sahip olmak istedikleri bir yer olmuştur.
Bergama krallığının bilinen kralları ve hüküm sürdükleri yıllar şöyledir: Philetairos ( M।Ö 283 – 263 ), Eumenes ( M.Ö.263-241 ), I. Attalos ( M.Ö. 241 – 197 ), II. Eumenes ( M.Ö.197-159 ), II. Attalos (M. Ö. 159 – 138), III. Attalos ( M.Ö.138-133 ), Aristonikos ( M.Ö.133-129 ). Daha sonra kent Romalıların egemenliğine girmiştir. Roma İmparatorluğu doğu ve batı Roma diye ikiye ayrılıncaya kadar kent yaklaşık 530 yıl Roma egemenliğinde kalmıştır. Bu tarihten sonra, kent Bizans hakimiyetine girmiştir.
800 yıl Bizans egemenliğinde kalan kent, Selçukluların Malazgirt Savaşını kazanmasından sonra Türk kültürünün etkisine girmeye başlamıştır. 1300 yılında Anadolu Türk boylarından olan Menteş Beyliğinin donanma ile Rodos, Manisa ve Aydın bölgesini zaptetmesi ve Sasa Beyin komutasındaki kuvvetleriyle Bergama’yı alması ile Bergama Türk hakimiyetine geçmiştir. 1306′da Karesi Beyliği’ne geçen şehir 1357′de bu beylikten çıkan anlaşma üzerine hiç savaşmadan Osmanlı egemenliğine geçmiştir.

Coğrafyası:

Bergama, Ege Bölgesi’nin Bakırçay çukuru içinde yer alır. Bir çöküntü hendeği olan Bakırçay kırığı, sonradan alüvyonlarla dolmuştur. Bu kırık bölgesinde, fay çizgisi üzerinde 20′ye yakın termal kaynak vardır. Yani birinci dereceden deprem alanında yer almaktadır.

 

 

İklimi:

Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı Akdeniz iklimi egemendir. Yaz ortalama sıcaklık 26, kış ortalama 6’dır. Kışın en yüksek sıcaklık farkı 14, yaz sıcaklık farkı ise 15 dolayındadır. Gündüz-gece sıcaklık farkı 15-20 arasındadır. Rüzgarlar yaz ve kış kuzeyden yıldız, kuzeydoğudan poyraz, kuzeybatıdan karayel eser; lodos ve batı rüzgarları yağmur getirir.

Ulaşım:

Bergama İzmir’e 105 km, Dikili’ye 27 km, Kınık’a 17 km, Soma’ya 42 km, Zeytindağ’a 22 km, Çandarlı’ya 30 km, Ayvalık’a 60 km.lik asfalt yolla bağlıdır.

Batı Anadolu İzmir Çanakkale yolu üzerinden ayrılan sapakla Bergamaya ulaşabilirsiniz.

Kaplıcalar, ılıcalar:

Allianoi Kaplıcası:

Bergama ilçesi hudutlarında bulunan kaplıca Bergama – İvrindi karayolunun 25′inci kilometresinde bulunuyor. Tarihi özelliği olan kaplıca M.S. 2. yüzyılda Roma tarafından kullanılmıştır.

ergama Kaplıcaları:

Bargama – İzmir karayolunun 4′üncü kilometresinde bulunan bu kaplıcanın M.Ö. 4. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Suyun sıcaklığı 36 derecedir ve radyoaktivite, sodyum klorür ve sodyum içerir. Romatizma, mide ve bağırsak hastalıkları, egzama gibi rahatsızlıkların tedavisi için uygundur.

Geyiklidağ Ilıcası:

Bergama’ya bağlı Kozak beldesi yakınındaki bu ılıca suları kükürt ihtiva etmektedir. Üst solunum yolları hastalıkları, nefrit ve kronik iltihaplar için iyi gelmektedir.
Güzellik Ilıcası:

Bergama’ya 4 kilometre mesafededir. Kaplıca suyu 35 derecedir ve sodyum bikarbonat ve sülfat içermektedir. Romatizma, nefralji ve kalp hastalıkları tedavisinde kullanılmaktadır.
Mahmudiye Ilıcası:

26 derece sıcaklıktaki kaplıca suları cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.
Paşa Ilıcası:

Bergama’ya 15 kilometre mesafededir. Kaplıca suyu 45 derece civarındadır ve romatizma, gut böbrek, diyabet, kadın hastalıkları ve matabolizma bozuklukları konusunda iyidir.

Yıllık yağış tutarı 600 mm’dir. Bazı yıllar 550 mm, bazı yıllar 800 mm’ye ulaşır. Yağmur suyu, toprağa 25-30 cm kadar sızar ve toprak 2-7 hafta arası nemliliğini saklar. Kar seyrek yağar, hava basıncı 760-800 mb.arasında olup, nemlilik oranı 69-90 dolayındadır.

Antik Kentler:

Akropolis : Akropol son derece dik bir tepe üzerinde kurulmustur. Yaklasik 300 m. yükseklikteki bu tepeye kivrilarak tirmanan bir yoldan çikilir. Akropol denilen sehir yerlesiminde dini, resmi, sosyal ve ticari binalar iç içe kendine özgü bir plan çerçevesi içinde yerlesmistir. Ilk çaglardan bu yana iskan yeri olan tepenin üstünde Bergama Kral Saraylari yer alir. Bes adet sarniç ile cephanelik de bu tepe üzerine yerlesmistir. Binalarin alt bölgesinde Athena Tapinagi vardir. Ayrica Kütüphane ve Trajan tapinagi da bulunmaktadir. Bunlarinda altindaki terasta Zeus sunagi özenle yerlestirilmistir. Dünyadaki en dik tiyatrolardan birisi de burada yer almaktadir.. En alt kesimde ise Gymnasion ve Demeter Tapinagi bulunur.

Athena Tapinagi : Tiyatronun üstündeki terasta insa edilmis olan Athena Tapinagi 6×10 m. sütunlu Dor düzeninde bir yapidir. Tapinagin temellerinden yalniz bazi parçalar kalmis olmakla birlikte bati kanat kismen 1.20 m. yükseklige degin korunmustur. Tapinagin sütun ve arsitrav parçalari halen Berlin Müzesindedir. Kentin en önemli tapinaginin Tanriça Athena’ ya ait olmasi, Izmir, Milet, Eriythrai, Foça ve Assos’ta da görüldügü gibi Bati Anadolu’nun yerlesmis bir gelenegidir.

Kütüphane : Athena kutsal alaninin kuzeyinde bitisik yapi ünlü Bergama kütüphanesinin kalintilaridir. Eskiden galerinin üst katindan girilen kütüphane, II. Eumenes devrine ait olup 13.53X 15.35 m boyutlarinda büyük bir okuma odasina sahiptir. Tahta raflarla donatilmis kütüphanede 3.50 m. yüksekliginde Athena heykeli vardi. Bu heykel su anda Berlin Müzesindedir. II. Eumenes döneminde zenginlesen kütüphanenin en büyük rakibi Iskenderiye Kütüphanesiydi.

Saraylar : Athena tapinagini çeviren stoalar ve kütüphanenin hemen dogusunda Bergama krallarinin saraylarina ait kalintilar yer almaktadir. Bunlar ortasinda avlulari bulunan peristyl tipinde iki büyük evdir. Kuzeydeki küçük evin Attolos daha büyük olanin da Eumenes döneminde yapilmis olduklari kabul edilmektedir. Saraylarda bulunan mozaik parçalari simdi Berlin Müzesinde saklanmaktadir.

Arsenaller : Askeri malzeme deposu olarak bilinen Arsenaller akropolün kuzey ucunda Saraylarin ve Trajaneun’un ötesinde 10 m. kadar asagi düzeyde bulunmaktaydi. Bunlar birbirine paralel 5 uzun yapidir.

Trajaneum : Tanrilastirilan Roma Imparatoru Trajan için yapilmis olan akropolün en yüksek terasidir. Daha önce burada bir Helenistik dönem yapisinin bulundugu süphesizdir. Üç tarafi stoalarla çevrili olan tapinak 68×58 m. büyüklügünde bir teras üzerinde yükselmektedir. Tapinagin içinde Trajan ve Hadrian’in kolosal mermer heykellerinin baslari bulunmustur. Söz konusu eserler Berlin Müzesindedir.

Tiyatro :Bergama Tiyatrosu dik bir yamaç üzerine kurulmus olup, Helenistik dönemin en güzel mimari eserlerindendir. Bati Anadolu’nun en dik tiyatrosu olan yapi 10.000 kisiliktir. Sahne kismi Helenistik dönemde ahsap idi. Yalnizca oyun günleri kuruluyor sonra yeniden kaldiriliyordu.

Dionysos Tapinagi : Bergamalilar bu göz alici tapinagi özel bir düsünce ile 250 m.lik tiyatro terasinin kuzeyinde bütün gezi yerine egemen olacak sekilde insa etmislerdi. Sunagi ile birlikte çok iyi korunmus olan tapinak zengin profilli, bir podyum üzerinde yükselen Ion düzeninde bir prostylosdur. Uzun bir yolun bitis noktasinda yer alisi ve bütün gözleri üzerinde toplayan bir anit olusu ile bu eser, Roma sanat anlayisi ile birlikte Avrupa Barok mimarisini de etkilemistir. Helenistik dönem ve Roma çagina ait orijinal parçalar Berlin Müzesinde saklanmaktadir.

Zeus Sunagi : Athena Tapinagi alt terasinda 25 m. kadar asagisinda bulunuyordu. Bu yer yaklasik 69×77 m. büyüklügündeydi ve büyük sunak tam ortasinda yükseliyordu. Büyük bir olasilikla sunagin dört bir yani açikti ve anit her yerden rahatlikla görülüyordu. Akropolde yalniz temelleri görülebilen sunagin tüm mimari parçalari ve kabartmalari bugün Berlin Müzesinde eskisine yakin bir sekilde tamamlanarak sergilenmektedir.

Agora : Zeus Sunaginin güneyinde yukari Agora yer alir. Helenistik döneme aittir. Tüccarlarin tanrisi Hermes’e ait Agora Dor üslubunda yapilmistir. Meydanin bati kenarinda Demeter tapinaginin temelleri görülmektedir.

Gymnasionlar : Bergama kentinin üst üste üç ayri terasta yer alan görkemli Gymnasionu vardi. Ele geçen yazitlardan alttaki teraslarin çocuklara, ortadaki terasin delikanlilara üstteki terasin büyüklere ait oldugu anlasilmistir.

Asklepion : Saglik ve hekimlik tanrisi olarak bilinen Asklepios, Apollonun ogullarindan biridir. Asklepios’un yeri anlamina gelen Aesklepion ilk çaglarda Bergama’da önemli saglik merkezidir. Sütunlu bir caddeden sonra Asklepiona gelinir. Buradaki tedavi sekilleri arasinda sifali su, çamur kürü, spor, tiyatro, psikoterapi yer almaktadir. Giriste solda bulunan yapi Asklepios tapinagidir. Saglik tanrisi adina M.S. 150 yillarinda bagislarla yapilan tapinak bir kubbe ile örtülü ve duvarlari 3 m. kalinligindadir. Burada su sesi ve telkinlerden faydalanarak hastalarin iyilesmesi saglanirdi.

Serapis Tapinagi : Eski Bergama’nin en büyük yapisi, halkin kizil avlu olarak adlandirdigi kirmizi tugla ile insa edilmis olan ve Misir tanrilarina adanmis olan tapinaktir Bu tapinak bugün Bergama kentinin içinde kalmistir.

Müzeler:

Bergama Arkeoloji Müzesi: 1924 yilinda Osman Bayatli tarafindan bugünkü Halk Egitim Merkezi binasinda kurulan Arkeoloji ve Etnografya Müzesi daha sonra 1933 yilinda insasina baslayan bugünkü modern binaya, Alman Arkeoloji Enstitüsünün de katkilariyla 1936 yilinda kavusmustur. Müzede toplam 10516 eser bulunmaktadir. Bunlardan 5.350 adeti arkeolojik, 1936 adeti etnografik ve 3.201 adeti ise sikkelerdir. Arkeolojik eserler Tunç çagi, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans çaglarina aittir. Etnografik eserler Osmanli devrine ve Bergama yöresine ait malzemelerden olusmaktadir. Müzenin dis bahçesinde mezar stelleri ve lahitler sergilenmektedir. Iç bahçede ise kronolojik siraya göre mimari parçalar, alçak kabartmalar, kolosal heykeller ve tas yazitlar sergilenmektedir.

Tel: (+90-232) 631 28 83 Ziyaret Açik Saatler: Pazartesi hariç hergün 08.30-12.00/13.00-17.00

Camiler:

Ulu Cami: Bergama Çayinin sol sahilinde ve Tekke Bogazina giden yolun basindadir.
Sadirvan Cami : Selçuk minaresinin yaninda ve kendi adiyla anilan bölgededir. Kapi üzerindeki mermer yazitta H. 957 (M. 1550) yilinda, Osman oglu Haci Hasan tarafindan yaptirildigi anlasilmaktadir. Avluda bulunan sadirvanin Bergama voyvodasi Abdullah Aga tarafindan, 1240 (1824) tarihinde yaptirildigi anlasilmaktadir.
Selçuk Minaresi : Sadirvan Camii yanindadir. ”Arap Camisi” diye anilan yapit yikilmis ve günümüze yalniz minaresi kalmistir. Buraya “Güdük Minare”, “Çinili Minare” adlari da verilmistir. Yapi biçimi ve süsleme Selçuklu yapiti oldugunu kanitlamaktadir.
Bergama’da yer alan diger camiler arasinda, Kursunlu Cami, pazar yerinde bulunan Haci Hekim Cami, Asklepion yolu üzerinde Laleli Cami, Yeni Camii ve Emir Sultan Minaresi sayilabilir.

Hanlar:

Çukur Han: Saraçlar arastasi ile Ekin loncasinin Seftali Sokagi arasindadir. Insa tarzina göre, Hanin XIV-XV. yüzyillarinda yapildigi tahmin edilmektedir.
Tas Han: Rüstiye Mektebi caddesinde ve Küplühamam yanindadir. Kapisi üstünde bulunan kitabesine göre, bu kervansaray. Sultan Mehmet’in oglu Sultan Murat zamaninda, Hatip Mahmut’un oglu Hibeytullah tarafindan 835 (1432) tarihinde yaptirilmistir. Kitabenin bulundugu açiklik, yontulu tasla islenmis ve bunun altina klasik (9 tasli) basik Türk kemeri ve mermer söveler yerlestirilmistir.

Yaylalar : Bergama’ya 20 Km. uzaklikta olan Kozak Yaylasina Bergama-Ayvalik baglantili yol güzergahindan gidilebilir.

Bergama Evleri : Kalin dis duvarlari, iç sofali planlari, yigma yapi gereklerine bagli pencere boyutlari ve doluluk bosluk oranlari ile Bergama evleri isi kontrolü açisindan belli bir üstünlüge sahiptir. Geleneksel Türk evi üst katlardaki çikmalarla disa açilma olanagindan yoksun, alt ve üst katlari hemen hemen ayni büyüklüktedir. Az sayidaki evde Sakiz üslubuna özgü ahsap bir cumba veya balkon seklinde çikmalarla bu özellik biraz degisebilir.

Bergama Kermesi : Türkiye’nin Ilk, Dünyanin Ikinci Yerel Festivalidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1934 yilinda geldigi Bergama’nin tarihsel, kültürel ve dogal güzelliklerinin, bir senlik ile tanitilmasi gerektigini düsünmesiyle baslayan bir Bergama gelenegidir Kermesler. Sehri gezen ve buranin dünya çapinda tanitilarak turizmin gelisecegini öngören Büyük Atatürk, böyle bir tanitimin ancak, her yil düzenlenecek geleneksel bir senlik ile mümkün olacagini biliyordu. Ilki 1937 yilinda gerçeklesen Bergama Kermesi, tam 69 yildir araliksiz devam ediyor. Dönemin gelenegine uygun olarak adina Kermes denilen senlikleri Bergama halki her yil, Haziran ayinin ilk haftalarinda Türkiye’nin ve dünyanin çesitli yerlerinden gelen misafirleriyle birlikte kutlamaya devam ediyor. Türkiye’nin ve dünyanin yasadigi her türlü probleme ragmen hiç ara verilmeden her yil kutlanan Bergama Kermesi, Türkiye’nin ilk, dünyanin ise Fransa’nin Nice Kenti’nden sonraki ikinci yerel festivali özelligine de sahiptir.

Yapmadan Dönme:

Bergama Antik Kentini gezmeden,
Bergama kaplicalarina gitmeden,
Bergama tulum peyniri ve lokma almadan, dönmeyin.

Ne Alınır?

Bergama’da dokumacilik oldukça gelismistir. Özellikle kilimleri ile ün yapmistir. Çarsaf, gömleklik kumas, ince ve pamuklu dokumalar, yünden heybeler, seccade, kilim ve hali dokunmaktadir. Bergama Çayi boyunca tabak dükkanlarini görmek dikkate degerdir. Eski yillardan beri Türklerin babadan ogula devrettigi tabakçilik, artik aile isletmeciligi olarak devam ettirilmekle birlikte büyük sirketlerce de yürütülmektedir.

 

 

 

Ne Yenir?

Bergama da restoranlar, lokantalarhizmet veriyor. Zamani kisitli turist gruplarina angaje olan çok masali tur restoranlari gruplara öncelik verince siparislerinizin gecikmesine neden oluyorlar. Yemek için daha farkli manzarali bir yer tercih ederseniz 26 km mesafede bulunan Dikili limani sahilinde Liman Restoranda deniz ürünü bir mönü seçebilirsiniz. Dikilide yemek üzerine çok çesitli seçenekler bulunuyor.

Konaklama:

Anıl Otel: 232-631 18 30
Akropolis Butik Otel: 532-316 52 49
Berksoy Otel: 232-633 25 95
Böblingen Pansiyon: 232-633 21 53
Efsane Otel: 232-632 63 50
İskender Otel: 232-633 21 23
Serapion Otel: 232-633 26 63

 

Görüntüler:

 

Bu yazı İzmir kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

İzmir Bergama için 1 cevap

  1. sıla ece der ki:

    işte bergamanın güzelliklerni i bergamalı olan
    anlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>