Afyon Sandıklı

tatilyerlerimiz.com

Kaplıcaları, içmeleri, lokumu ve mermeriyle Afyon’un en popüler ilçelerinden biri olarak öne çıkan Sandıklı, doğası ve kültürel değerleriyle her geçen gün turizmde çıtayı yükseltiyor. Anadolu’muz eski çağlardan beri pek çok devletlere ve uygarlıklara sahne olmuştur. Bu topraklar üzerinde kurulan yerleşim merkezlerinin ve uygarlık merkezlerini adedi hayli kalabalıktır. İşte Sandıklı bu uygarlık merkezlerinden birisidir.

Tarihi:

Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan Sandıklı’nın ilk kuruluşunun hangi çağlarda olduğu tespit edilememiştir.

Sandıklı’nın bilinen en eski tarihi bakır, tunç ve demir devri dönemlerine kadar gitmektedir. Bakır çağında M.Ö.2700-2000 yıllarında Sandıklı’ya 13 km. mesafede bulunan Kusura Kasabasında başşehri Kusura olan Etiler (Hitit) İmparatorluğunun mayası olan Kussar (Kursora) Krallığı hüküm sürmüştür.İngiltere Oxford Üniversitesi adına arkeolog Dr. Winifred Lamb tarafından 1935, 1936 ve 1937 yıllarında Kusura’da yapılan kazılarda, halen Afyon Arkeoloji Müzesinde sergilenen üç ayrı döneme Kalkolitik, Bakır Çağı ve Eti Çağlarına ait buluntular elde edilmiştir.

Hititlerden sonra bu bölgede Frigyalılar devletinin kurulduğunu görüyoruz. Prof.Dr. W.M. Ramsey’in 1890 yılında yazmış olduğu ” Küçük Asya’nın Tarihsel Coğrafyası ” isimli kitap da ; Sandıklı’nın “Pentapolis” adı altında Frigya arazisi içerisinde bulunduğu ve Pentapolis bölgesinde Otrus (Çorhisar), Bruzus (Karasandıklı), Eucarpeia (Emirhisar), Hierapoeis (Koçhisar) ve Stectorion (Menteş) adında 5 büyük şehrin olduğu ve bu şehirlerde merkezlerinde sikkeler basıldığını bilmekteyiz.

Sandıklı’nın Frigyalı’lar döneminde M.Ö. 1300-1400 yıllarında adı ” Apemie Kivatos” dur. Apemie Kivatos Aziz Minanın Sandukası demektir.

Frigyalıların Kimmarler tarafından yıkılmasıyla bu bölgede Lidyalıların egemenliğini görüyoruz. Bu dönemde Sandıklı hakkında fazla bir bilgi bulamıyoruz. Perslerin Anadolu’ya egemen olduğu yıllarda Sandıklı, kervanlarla ulaşım yapanların konaklama yeri olarak önem kazanmıştır.

Sandıklı MÖ.72 yılından MS.395 yılına kadar 470 yıl Romalıların egemenliğinde kalmıştır. Sandıklı MS.395 yılından 1072 yılına kadar Bizans yönetiminde kalmıştır.

1071 yılında Malazgirt Savaşını kazanan Sultan Alparslan’ın orduları Anadolu’da pek çok şehir, kasaba ve kaleyi ele geçirir. Emir Sanduk adında bir Bey Afyon ve civarını 1076 yılında fetheder ve 1115 yılında da Selçuklu Sultanı 1. Kılıç Aslan Afyon ve kalesini, Germiyanoğulları da Sandıklı havalesini kendi topraklarına dahil eder.

Rivayete göre, Germiyanoğullarından Sahibataoğulları, Sandıklı’nın Bizanslıların elinde bulunduğu bir zamanda tahmini 1115 yılında Bizans beylerinden birisinin düğününe katılır. Düğüne gidilir iken, hediye götürüldüğü süsü verilerek 40 deveye yüklenen 80 sandık içerisine 80 yiğit konulur. Herkes zevk-i alemde iken bu yiğitler sandıklarından çıkar ve ufak bir çarpışmadan sonra Sandıklı’yı fethederler. Bu nedenle de bu yere Sandıklı adı verilir.

2.nci Kılıç Aslan, 1018 yılında Çarı Bey ile başlayan ve Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşundan Malazgirt savaşına kadar süren savaşlar sonunda ve 1176 yılında, Bizanslıları, Miryakefelon adı verilen ve Homa İlçesinden Kızılören Kasabasına doğru gelen Düzbel geçidinden sonra Sandıklı Ovasına kadar uzanan Durucasu Deresini de içine alan bölgede bozguna uğratarak Anadolu’da Türk hakimiyetini kesin olarak kurmuştur. Türk’ün Anadolu tarihinde İkinci Malazgirt Zaferi olarak bilinen bu savaştan sonra Sandıklı ve güney yöresine Uç Beyi olarak Emir Sungur, kuzey yöresine de (Sincanlı, Altıntaş, Kütahya) Uç Beyi olarak Emir Cafer görevlendirilmiştir.

Germiyanoğulları döneminde Kadim Höyük üzerine inşa edilen ve halen bir bölümü ayakta duran “Hisar Kalesi” nin mevcut kitabesinden anlaşıldığına göre; Kale, 1325 miladi yılında Germiyan sultanı olan Çelebi Hüsameddin Yakup bin Umur Bey tarafından, Mimar Çoban’a yaptırılmış olup, o dönem Sandıklı’sının “Bolluk ve bereket içerisinde bir kaza …” olduğundan bahsedilmektedir. Aynı dönemde, Alamescit Köyü ile Yavaşlar Kasabasında birer cami ile Sandıklı’da Küçük Hamam adı ile bilinen hamam ve Yeni (Keçi) Camii avlusundaki han yapılmıştır.

Günümüzden 110 sene kadar önce Sandıklı’yı ziyaret eden Şemsettin Sami Kamus-u Alem adlı kitabında Sandıklı’yı ” Bu kazanın 6515 nüfusu, 3 camisi, 4 medresesi, 3 tekkesi, 1 rüştiyesi, 1 iptida-i mektebi, birkaç mahalle mektebi, 1240 okuyucusu, 5 hanı, Şehli ( şimdiki Çivril ilçesi ), Geyikler ( şimdiki Dinar ilçesi ) ve Dazkır ( şimdiki Dazkırı ilçesi ) adlı üç nahiyesi, 215 köyü, cem’an 74 990 nüfusu vardır ” şeklinde anlatmaktadır.

1860 yılında Padişah Abdülmecit devrinde yeniden yapılan Osmanlı İdari Taksimatında, Hüdavendiğar (Bursa) Vilayetine bağlı bir kaza durumuna getirilen ve Şehli (şimdiki Çivril ilçesi), Geyikler (şimdiki Dinar ilçesi) ve Dazkır (şimdiki Dazkırı ilçesi) isimli üç nahiyesi ile 215 adet köyü olan Sandıklı, 1869 yılında belediye teşkilatı ile teşkilatlandırılmıştır.

Edip Ali Baki Bey’in yazdığı ” XVIII. Asırda Meçhul Halk Tarihi ” adlı kitapta, ” Sandıklı kaza meclisinin, vali ve mutasarrıfların ağır vergisi ile ilgili şikayetinden bahisle, o yılda ( ki miladi 1745 senesi ) şikayetin kabulü ile, verginin her taksitinden 25 kuruş tenzil edildiğini öğreniyoruz. Bu belgeden Sandıklı’nın 250 yıldan beri kaza merkezi olduğu meydana çıkmaktadır.

Sandıklı’nın Kurtuluş Savaşında önemli bir merkez olduğu, Osmanlı Ordusunun Beşinci Hassa Alayının kışlası olan ve ” Yanık Kışla ” (Halen Hükümet Konağı, Askerlik Şubesi, Jandarma Karakolu, Orman İdaresi ile Sümerbank’ın bulunduğu alan) olarak anılan askeri kışlanın, Yunan Ordusu tarafından Kurtuluş Savaşında yakılmış olması ile ortaya konulmaktadır.

Sandıklı’da ilk Yunan işgali ve geri alınması 08 Ağustos 1921 – 09 Ağustos 1921, ikinci Yunan işgali ve geri alınması 11 Ağustos 1921 – 12-13 Ağustos 1921, son işgal ve kurtuluş ise 07 Eylül 1921 – 12 Eylül 1921 tarihleridir.

Büyük Taarruzun ünlü komutanlarından Miralay Reşat Bey, vefatını takiben Sandıklı Şehir Mezarlığına defnedilerek adına anıt mezar yaptırılmıştır. Miralay Reşat beyin naaşı, tüm İstiklal Harbi şehitleri ve gazileri ile birlikte Ankara’da yaptırılan Devlet Mezarlığına kaldırılmış, ancak Sandıklı’daki anıt mezarı yerini korumuştur.

Atatürk 13 Mart 1930 tarihinde Antalya’dan Ankara’ya döner iken Sandıklı’ya uğramış ve Sandıklı’da bir müddet kalmıştır.

Sandıklı, Türkiye tarihinde adına ilk defa altın basılan bir kazadır (İstanbul dışında adına altın basılmış bir yer de yoktur). Bu altınların Sultan II. Mahmut döneminde (1808 yılında) basıldığı, “Osmanlı Altınları” adlı kitapta belirtilmektedir. Bu altınlar da üç ayrı tiptir: Bunlar;

1- Çifte Sandıklı Altını (870 ayar 3,40 gram)
2- Çeyrek Sandıklı Altını (870 ayar 1,70 gram)
3- 1/2 Sandıklı Altını (870 ayar 0,85 gram)
Bu altınlar halen günümüz Altın Borsasında işlem görmektedir.

Kurtuluş Savaşını takiben 1925 yılında kurulan Türk Hava Kurumunun o yılda ” Kendi Uçağını Kendin Al Kampanyası ” na en önde katılan Sandıklı, ilki 1926 yılında, diğeri de 1927 yılında olmak üzere ” Sandıklı Uçağı ” adı verilen uçaklarını Türk Hava Kurumuna hediye etmiştir. Türk Hava Kurumu da buna mukabil olarak bu uçakların maketini Sandıklı’ya teşekkür mahiyetinde göndermiştir.

1934 yılında kadınlarımıza münhasır seçme ve seçilme hakkı veren Yasanın yürürlüğe girmesini müteakip 1935 yılında yapılan ilk belediye başkan ve meclis üyeleri seçiminde, Sandıklı’da Cemile Yaman adlı bayan belediye meclis azası olarak belediye meclisine girmiştir

Sandıklı’da, 1934 ile 1935 yıllarında Afyon Karakuyu Tren Hattının yapımına başlanılmış ve Sandıklı Garından ilk tren 22 Ocak 1936 tarihinde geçmiştir. Sandıklı’dan geçen Afyon Karakuyu Tren Hattının 25 Mart 1936 tarihinde yapılan açılış törenlerine dönemin Başvekili (Başbakanı) İsmet İnönü ile Nafıa (Bayındırlık) Bakanı Afyonkarahisarlı Ali Çetinkaya katılmışlardır.

Sandıklı’nın ortasından geçen ve halen üzeri kapalı olan çayın kenarında yaklaşık 110 sene kadar önce 7 adet tabakhane bulunduğu ve bu tabakhanelerde Uşak, Afyonkarahisar, Isparta, Burdur ve Sandıklı civarından toplanan derilerin işlenip ihtiyaç fazlalarının yurt dışına ihraç edildiği bilinmektedir.

Sandıklı’da Osmanlı Bankası 1880 yılında, Ziraat Bankası da 1890 yılında açılmış ve 1885 yılında Ticaret Odası kurulmuştur.

Halen ilçe olan Dinar (Geyikler), Dazkırı, Sinan Paşa (Sincanlı), Kızılören ve Hocalar önceki yıllarda Sandıklı’ya bağlı birer nahiye iken sonraki yıllarda birer ilçe olmuşlardır.

Coğrafyası:

Afyon iline bağlı ilçe olan Sandıklı, Ege bölgesinin İç Batı Anadolu bölümünde, Antalya-Ankara karayolu üzerinde yer alır. İlçemiz, doğusundaki Kumalar dağı eteğinde kurulmuştur. Sandıklı, 29° 50′ – 30° 30′ Doğu meridyeni ile 38° 15′ – 38° 45′ Kuzey paralelleri arasındaki coğrafi konumda yer alır. Yüzölçümü ise 1036 km².dir. Topraklarını, doğuda aynı ilin Şuhut, Güneyde Kızılören ve Dinar, Denizli ilinin Çivril, Uşak ilinin Sivaslı, aynı ilin Hocalar, Kuzeyde ise Afyon’un Sincanlı ve merkez ilçeleri çevirir.

 

 

Dağları:

Sandıklı’nın dört bir yanı dağlarla çevrilidir. Kuzeyinde Ahır dağları, batısında Burkaz dağları, güneyinde Akdağ, doğusunda da Kumalar dağları bulunur.

Ahır Dağları: İlçenin Kuzey sınırını oluşturan bu dağlar üçüncü zamanın genç dağlarıdır. Sincanlı ve Sandıklı ilçeleri arasında uzanır. Uşak ilinin Banaz ilçeleri sınırlarını da kaplar. İki yüzü de çam ormanlıkları ile kaplıdır. En yüksek tepesi Tazlar ve Yağcı damları arasında olup 1981 metredir. Güney taraflarında devlethan köyü yakınında bol amyant damarlarına rastlanır. Ayrıca rezervi 10 bin ton civarında olan linyit kömürü damarları Afyon Karacaören köyü yakınlarındadır. Barındırdığı artezyen kaynakları çevre ovaları besler.

Burkaz Dağı: Akdağ’ın kuzuy batısına doğru uzanan dağ, Hocalar, Banaz ve Sivaslı ilçeleri arasında ve Küfü çayı ile Ahat suyu arasında yayılmış ormanlık bir dağdır. En yüksek yeri Burgaz (Burkaz) köyü yakınlarıdır ve 1990 metredir. Batı yüzü palamutluk olup, amyant damarları vardır.

Akdağ: Sandıklı, Kızılören, Dinar ve Çivril ilçeleri arasında bulunan Akdağ, ormanlık ve bölgenin en yüksek dağıdır. 2449 ve 2345 metre yükseklikte iki tepeyi ihtiva eden Akdağ’da Sorkun kasabası yakınlarında bakır madenine rastlanmıştır. Batıya Küfü çayı – Düzbel ve Duruca su yolu ile geçit verir. Güney yüzü dik, kuzey yüzü meyillidir. Kuzey yüzünde Kocayayla vardır. Kalkerin bol olduğu yerlerde antik mermer ocaklarına rastlanmıştır.

Kumalar Dağları: Sandıklı’nın doğu sınırını kaplayan dağ, kuzeyden güneye dağ silsileleri şeklinde uzanır. Kumalar dağının en yüksek tepesi 2250 m.yi bulan Göktepe’dir. Keçiborlu sınırına doğru kükürt damarlarına ihtiva ettiği için kuzey kısmına Kükürt dağı denmektedir.Kumalar dağının doğusunda bakır, güney kısmında krom çıkarılmaktadır. Üzerinde bir çok yaylalar vardır. Bunlardan 2000 m. yükseklikte Dadak ile 2300 m. yükseklikte Başören yaylaları önemlidir.

Ovaları:

İlçe ovaları genellikle düz alanlardır. Halk bu düzlüklere tarım ve hayvancılıkla uğraşır. Ahır ve Kumalar dağlarından Akdağ’a doğru ilçe toprakları yüksekliğini kaybeder. Örneğin; deniz seviyesinden 1070 m. yükseklikte olan ilçe merkezden güneybatıya gidilerek Ekinovada yükseklik 1050 m.ye, Alamescit’te 1010 m.ye, Karasandıklı’da 1006 m.ye, Dodurga’da 949 m.ye ve Saltık’da 930 m.ye düşer. Sandıklı ovasının iç kısmı biraz dalgalıdır. Sandıklı yöresinde başlıca 4 ova vardır. Bunlar; Kusura ovası 1090 m., Saltık ovası 930 m., Sandıklı ovası 1070 m. ve Karasandıklı ovası 1006 m. deniz seviyesinden yüksektedirler. Sandıklı ovasının ortasından Kûfi çayı geçer. Daha ileride Hamam çayı ve Beylik deresi ile birleşip, Dinar ovasını sulayarak Büyük Menderes sularına karışır.

 

Doğal Bitki Örtüsü:

İklim koşulları içinde doğal bitki örtüsü de yüksekliğe bağlı olarak dağılmıştır. Az bir alana yayılmış olan orman örtüsü, ilçenin sınırlarını oluşturan dağların üzerini kaplamıştır. İlçede yaklaşık olarak 23500 hektar çam , 5000 hektarda meşelik orman bulunur. İğne Yapraklı Ağaç Türü olarak; karaçam, kızılçam, sarıçam ve akçam ile kokar ardıç, boz ardıç, Finike ardıcı ve bodur ardıcı bulunur. Yayvan yapraklı ağaç türü olarak; palmut, meşe, kızılağaç, karaağaç, akağaç, dişbudak, ve sığla ağacına rastlanmaktadır. Maki florası cinsinden kısa ağaçlara rastlanmaktadır.

Ovalar tamamıyla açıktır. Buralarda dikenli bitkiler görülür. Akarsuların kenarlarında söğüt ve kavak ağaçları görünür. Sandıklı’nın bitki örtüsü ormanlardır. Ormanların en büyük düşmanları dağ keçileridir. Yazın Kumalar yaylasına göç eden Yörüklerin sayısız keçi sürülerine sahip oldukları düşünülürse tehlikenin büyüklüğü anlaşılır. Son yıllarda ağaç dikimine önem verilerek ormanlar genişletilmeye başlanmıştır.

İklimi:

Sandıklı ilçesinin sıcak ve oldukça kurak yazları, soğuk kışları ile dikkat çeken bir iklimi vardır. Bu iklimi oluşturan neden, Sandıklı’nın İç Batı Anadolu eşiğinde olmasıdır. Sandıklı, Ege ve Akdeniz’e olan uzaklığı ile karasal iklime sahiptir. Ortalama sıcaklık Ocak ayında -3, Temmuz ayında +23 derecedir.

İlçede poyraz, lodos ve batı rüzgarı hüküm sürer.
POYRAZ:Doğudan gelene halk poyraz der.Kuzeydoğudan esen yele de kurupoyraz der. Poyraz hasatta bulunan çiftçinin imdadına yetişir. Sebzelere zarar verir.
LODOS : İlçenin güneybatısından gelmektedir . Halk bu yele kabayel demektedir . Genellikle halk bu yeli sevmez. Buna ait halkın uydurmaları vardır: Kabayel, Poyraz’a demiş ki, “senin uğraşıp yaptığın sırça evleri ben hemen yok ettim”.
BATI RÜZGARI: Tamamen batı yönünden eser. Sıcaktır insanın nefesini güçlendirir. Toprağın nemini birden bire kaçırır. Halk bu yeli sevmez. Senede bir defa ya eser ya esmez. Halk bu yele Samyeli der.

Kaplıcaları:

Hüdai Kaplıcası:

“Yıllar önce krallığın birinde kral ve güzel kızı mutlu bir yaşam sürerlermiş. Ta ki bu güzel kız hasta olana dek bu mutluluk sürmüş. Kız hastalanmış ve vücudunun her yerinde yaralar çıkmış. Kral kızının hastalığının günden güne artmasına ve kızının acılar içinde kıvranmasına dayanamaz olmuş. Kral, bir gün askerlerini çağırmış ve kızını kimselerin yaşamadığı bir yere tüm ihtiyaçlarını karşılatarak bıraktırmış. Kız, yemyeşil, sıcak su akan bu derenin kenarında yaşamaya başlamış. Zamanla burada yaşayan hayvanlarla arkadaşlık kurmuş. Bir gün ayağı kırılan bir köpeğin, kırılan ayağını derenin kenarında çamurlara batırarak tedavi ettiğini gözlemiş. Köpek kısa bir süre içerisinde iyileşmiş. Buradaki sıcak çamurun faydalı olduğunu gören kız aynı çamuru tüm vücuduna sürmüş. Kızın hiç iyileşmeyen yaraları kısa bir sürede iyileşmiş.”
Sandıklı Hüdai (Hüzai) Kaplıcaları Friglerden bugüne kadar insanlara yaklaşık iki bin yıldır şifa dağıtmaktadır. İlk Hıristiyanlık devrinde Koçhisar başpiskoposu Sen Mişel hastalıkları kaplıcada tedavi ederek mucize göstermiş bundan dolayı Hieropolis, mukaddes şehir sayılmıştır. Frigler döneminde ve daha sonraları da Afyon iline kaplıcalarından dolayı Şifalı Frigya denilmiştir. Bizanslılar döneminde önemini koruyan kaplıcada o dönemde yapılan hamam hala ayaktadır.
Kaplıcanın Faydalı Oldugu Hastalıklar Ve Tedavi:

Sandıklı Hüdai Kaplıcasını diğer kaplıcalardan ayıran en önemli farkı ünü dünyaya yayılmış olan çamur banyolarıdır. Kaplıcanın şifalı suları, 500 m. devam eden jeolojik bir çatlağın değişik yerlerinden kaynar. Sandıklı şifalı çamurları, özel şekilde hazırlanan toprağın, yaklaşık 68 derecelik şifalı su ile karıştırılması ile elde edilir. Böylece ortalama 45 derece sıcaklıkta bir çamur ortaya çıkar. Bu çamura boylu boyuna girilir. Banyo süresi, kişiden kişiye değişmekle birlikte, normal olarak 10-15 dakikadır. Banyodan sonra vücut kaplıca suyu ile temizlenir. Kadın ve erkek banyoluklar yıl boyunca açıktır.
Sandıklı Kaplıcaları’ndan, su banyosu, çamur banyosu ve buğu (sauna) olarak yararlanılır. Buğu banyoları bölümü, erkek ve kadın banyoluklarından oluşur. Ayrıca kaplıcada yer alan sıcak su içmeleri de insanların hizmetine sunulmuştur.
Kaplıca suyunun aşağıda belirtilen hastalıklara iyi geldiği belirlenmiştir:

  1. Romatizma
  2. Nevralji (Sinir boyunca yayılan iltihaplar)
  3. Nevrit (Sinir ucu iltihapları)
  4. Polinevrit (Birden fazla sinirin iltihapları)
  5. Tendinit (Tenden iltihabı)
  6. Periartrit (Eklem zarı iltihabı)
  7. Artroz (Eklem kireçlenmeleri)
  8. Romatoit Artrit (ateşli romatizma hastalıkları)
  9. Selülit(Yumuşak doku romatizması)
  10. Siyatik (Siyatik sinirinin sıkışması)
  11. Spondilit (Omurganın kireçlenmesi)
  12. Mialji (Kas ağrıları)
  13. Kadın hastalıkları (Kronik dönemlerde)
  14. Polio Sekeli (Çocuk felci sekeli)
  15. Hemipleji (Vücudun bir yerinin felci)
  16. Parapleji (Her iki alt ekstremitenin ‘her iki alt bacağın’ felci)
  17. Kırık çıkık sekelleri, kazalardan ve ameliyatlardan kalan sekeller
  18. Ruhi yorgunluklar, dimağ yorgunluğu
  19. Bağırsak hastalıkları
  20. Böbreklerde taş ve kumların düşürülmesi.

Sandıklı kaplıcalarında yapılan tedavi doktor kontrolünde olmaktadır. Kaplıcadaki otelde, doktor ve sağlık personeli hizmet vermektedir.
ÇAMUR BANYOSU NASIL YAPILIR? Toprak 68 derecelik şifalı su ile karıştırıldığında 40-45 derecelik bir çamur ortaya çıkar. Bu toprak, kaplıca yakınlarından sağlanan çok az kumlu kızıl bir kildir. Çamur banyosu küvetini 30 cm kalınlığında dolduran kil, üzerinede geçirilen sıcak kaplıca suyu ile çamur haline getirilerek ve ayrıca ayakla çiğnenerek banyoya hazır hale getirilir. Sıcak kaplıca suyu çamurun üzerine 3-5 cm. kalınlığında bir süre bekletildikten sonra kesilerek küvetten tamamen akıtılmaktadır. Daha sonra kürekle açılan çamurun içerisine hasta başı dışarıda kalacak şekilde uzanmakta ve üstü çamur ile örtülmektedir. Belirli bir süre (10-15 dakika) çamur içerisinde kalan hasta için günde bir kez bu işlem uygulanmaktadır. Bu çamur banyosunun, her türlü romatizmal hastalıklarda, nevralji, nevrit, polinevrit, kırık, çıkık, çocuk felçlerine ve kadın hastalıklarında faydalı olduğu doktor raporlarıyla onaylanmıştır.

Hüdai Kaplıcaları Suyun Özellikleri :
Kimyasal sınıflandırılması; sülfat, bikarbonat, sodyum, kalsiyum ve ayrıca bromür, karbondioksit, arsenik ve radonlu olarak yapılmıştır. Suyun içerisinde potasyum, amonyum, magnezyum, demir, alüminyum, mangan gibi katyonlar ile klorür, nitrat, iyodür, hidrofosfat ve hidrokarbonat gibi anyonlar bulunmaktadır. Ayrıca metasilikat asidi ile gazlardan serbest karbondioksite rastlanılmıştır. Isısı 62o ile 68o arasında değişmektedir. Radyoaktivitesi 13 ile 25 arasında değişmekte olup, pH değeri 6,6 veya 7′dir

Kaplıcada bulunan tesisler :

  1. Doğal Çamur Banyoları
  2. Termal Havuzlar
  3. Tabii Saunalar
  4. Türk Hamamı
  5. Masaj Salonları
  6. Güzellik Merkezi – Koaför
  7. Bilardo, Masa Tenisi, Oyun Salonu, Alışveriş Merkezi
  8. Bisiklet Parkuru, Basketbol Sahası, Yürüş Parkurları

Sandıklı Kaplıcaları’ndan, su banyosu, çamur banyosu ve buğu (sauna) olarak yararlanılır. Buğu banyoları bölümü, erkek ve kadın banyoluklarından oluşur. Ayrıca kaplıcada yer alan sıcak su içmeleri de insanların hizmetine sunulmuştur.

Sandıklı Hüdai Kaplıcalarına Ulaşım :

Afyon Antalya Karayolu 65. km

Sandıklı Hüdai Kaplıcalarına kara ve çevre illerdeki hava yolu ile ulaşım mümkündür. Sandıklı konum olarak İç Ege’de, Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerimizin kesiştiği bir noktada yer alır. Afyon ilinin 60 km güneyinde yer alan Sandıklı’ya yurdumuzun bir çok yerinden ulaşım olanağı vardır.

Sandıklı, yurdumuzun kuzey ve güney bağlantısını sağlayan Ankara-Antalya ve İstanbul-Antalya karayolu üzerinde bulunur. Ayrıca Sandıklı’ya tren yolu ile de ulaşmak mümkündür. Sandıklı’nın 8 km güney-batısında yer alan kaplıcaya, Sandıklı’dan sürekli olarak ( 07:00 – 24:00 saatlari arasında ) belediye otobüsleri çalışmaktadır.

Sandıklı’nın 100 km güneyinde yer alan Isparta’daki Süleyman Demirel Hava Limanından da hava yolu ile Sandıklı’ya ulaşılabilir.

Ne Alınır:

Bakır süs eşyaları, kızılcık reçeli, patatesli ev ekmeği.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yapmadan Dönmeyin:

 

  1. Afyon Kaplıcalarının şifalı sularına girmeden
  2. Gazlıgölden Meşhur Afyon Maden Suyundan içmeden
  3. Sandıklı Hüdai Kaplıcalarında Çamur Banyosuna girmeden
  4. İhsaniye/Ayazin(Metropolis) bölgesi, Sandıklı Akdağ –Tokalı Kanyonu, İscehisar’daki Peri Bacalarını, Afyon Arkeoloji Müzesini, Ulu Camii, İmaret Camii, Afyon Kalesini görmeden
  5. Kaymaklı Ekmek Kadayıfı tatlısını,Afyon’un yöresel yemeklerini,ağzıaçık böreğini,patateslive mercimekli bükmesini yemeden
  6. Meşhur Afyon’un kaymaklı şekerinden ve lokumundan almadan dönmeyin.

Nasıl Gidilir?

Sandıklı, Afyon il merkezine 60 km. uzaklıkta bulunuyor. Ulaşım, Antalya-Denizli karayolu ve İzmir-Ankara-İstanbul demiryolu hattı üzerinden sağlanıyor. Çevre iller, Denizli, Nazilli, Aydın ve Söke’den de karayolu ve demiryolu ile ulaşım mümkün.
Otogar Tel: (0272) 212 09 63

Konaklama Tesisleri:

Termal Merkez, Sandıklı yerleşmesinden kopuk olarak konumlanmış olup konaklama birimleri, kür merkezleri, ticari üniteler, yeşil alan düzenlemeleri ile termal belde görünümündedir. Konaklama birimleri ile tedavi ünitelerinin tamamı Sandıklı Belediyesinin işletmesindedir.

Kaplıca Oteli : Turizm Bakanlığı’ndan 2 yıldız ve otel türünde işletme belgeli olup, 32 oda ve 64 yatak kapasitelidir. Otel bünyesinde banyo, sauna ve çamur banyoları bulunmakta olup ayrıca oda banyolarında termal su kullanılabilmektedir. Otel bünyesinde sürekli doktor bulundurulmaktadır.

Yeni Termal Otel : 3 yıldız ve otel türünde turizm işletme belgesi mevcuttur. Otel bünyesinde termal su banyolar, tabii sauna, çamur banyoları, terapi havuzları ve açık havuzu içeren kür merkezinden yararlanılabilmektedir. 132 oda ve 264 yatak kapasitesi mevcuttur. Otelden kür merkezine tüp geçit ve asansör bağlantıları bulunmaktadır. Ayrıca, otelde doktor ve sağlık personeli hizmet vermektedir.

Diğer Konaklama Tesisleri: Kaplıca alanında oteller dışında banyolu apart ve banyosuz odalar olmak üzere konaklama imkanı mevcuttur. Bu kapsamdaki yatak kapasitesi ise 742 dir. Kaplıca alanındaki 2 adet büyük termal havuz (günlük 1000 kişi kapasiteli), halk tipi termal banyolar, umumi çamur banyoları ve tabii saunalardan yararlanılabilmektedir.

Enformasyon : Afyon İl Turizm Müdürlüğü
Hükümet Konağı Kat:3 No:333 Afyon
Tel: 272-214 12 21, 272-213 54 47, Fax : 272-213 26 23

 

Görüntüler:

 

 

 

Diğer tatil yerleri:

Bu yazı Afyon kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>